Menü

Kalp Hastaları Aşı Olabilir Mi?

Kardiyovasküler hastalığı olan bireylerde aşılama konusu sıklıkla sorgulanan ve zaman zaman yanlış bilgilerle çevrelenen önemli bir sağlık meselesidir. Kalp hastaları enfeksiyonlara karşı daha savunmasız oldukları ve enfeksiyonların kardiyovasküler komplikasyonlara yol açabildiği düşünüldüğünde aşılamanın bu popülasyonda ayrı bir öneme sahip olduğu anlaşılmaktadır. Güncel tıbbi kılavuzlar kalp hastalarının belirli aşılardan özellikle fayda görebileceğini vurgularken güvenlik konusunda da kapsamlı veriler sunmaktadır.

Enfeksiyonların Kardiyovasküler Sisteme Etkisi

Enfeksiyöz hastalıklar kardiyovasküler sistem üzerinde çoklu zararlı etkiler oluşturabilmektedir. İnfluenza enfeksiyonu miyokard enfarktüsü riskini altı kat artırabilir ve bu artmış risk enfeksiyondan sonraki ilk yedi günde en belirgindir. Pnömokok enfeksiyonları kardiyak aritmilere ve akut koroner sendromlara yol açabilir. COVID-19 enfeksiyonu miyokardit, perikardit, tromboembolik olaylar ve kalp yetmezliğinin kötüleşmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Enfeksiyonlar sırasında ortaya çıkan sistemik inflamatuvar yanıt aterosklerotik plakların instabilizasyonuna, endotel fonksiyon bozukluğuna ve protrombotik duruma neden olabilir. Ateş ve taşikardi miyokardiyal oksijen talebini artırarak iskemi riski yaratır. Dehidratasyon ve hemodinamik değişiklikler kalp yetmezliği hastalarında dekompansasyonu tetikleyebilir. Bu nedenle enfeksiyonların önlenmesi kalp hastalarının sağlığının korunmasında kritik bir strateji olarak kabul edilmektedir.

İnfluenza Aşısı ve Kalp Hastalığı

İnfluenza aşısı kalp hastaları için en güçlü kanıta sahip koruyucu müdahalelerden biridir. Meta-analizler influenza aşılamasının kardiyovasküler olayları yüzde otuz altı oranında azalttığını göstermiştir. Koroner arter hastalarında aşılamanın miyokard enfarktüsü ve kardiyovasküler mortaliteyi azaltma etkisi statin tedavisiyle karşılaştırılabilir düzeyde bulunmuştur. Bu nedenle tüm kardiyoloji kılavuzları kalp hastalarının her yıl influenza aşısı yaptırmasını güçlü bir şekilde önermektedir.

İnaktive influenza aşısı kalp hastaları için güvenli kabul edilmektedir ve canlı aşı formları bu popülasyonda tercih edilmemektedir. Aşı sonrası hafif ateş, kas ağrısı ve enjeksiyon yerinde hassasiyet gibi yaygın yan etkiler genellikle hafiftir ve kendiliğinden geriler. Akut miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda bile taburculuk öncesi influenza aşısı uygulanmasının güvenli ve etkili olduğu gösterilmiştir. Mevsimsel aşılama genellikle sonbahar aylarında yapılır ve yıllık tekrar gerektirir.

Pnömokok Aşısı

Pnömokok enfeksiyonları kalp hastalarında ciddi komplikasyonlara yol açabilir ve invaziv pnömokok hastalığı mortalitesi bu popülasyonda daha yüksektir. Pnömokok aşısı iki formda mevcuttur: konjuge aşı ve polisakkarit aşı. Altmış beş yaş üstü tüm bireyler ve altmış beş yaş altında kronik kalp hastalığı olan bireyler pnömokok aşısı için adaydır.

Konjuge pnömokok aşısı daha güçlü ve uzun süreli bağışıklık yanıtı oluşturur ve öncelikli olarak uygulanması önerilir. Polisakkarit aşı daha geniş serotip kapsamı sağlar ve konjuge aşıdan en az bir yıl sonra uygulanabilir. Kalp yetmezliği hastalarında pnömokok aşısının hastaneye yatışları ve mortaliteyi azalttığına dair veriler mevcuttur. Aşılama planlaması hastanın yaşına, risk faktörlerine ve önceki aşılama durumuna göre bireyselleştirilmelidir.

COVID-19 Aşısı ve Kardiyovasküler Güvenlik

COVID-19 aşıları kalp hastaları için güvenli ve etkili kabul edilmektedir. Büyük popülasyon çalışmaları mRNA aşılarının ve adenoviral vektör aşılarının kardiyovasküler hastalığı olan bireylerde ciddi COVID-19 enfeksiyonunu ve hastaneye yatışı önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. COVID-19 enfeksiyonunun kardiyovasküler komplikasyonları aşının olası yan etkilerinden çok daha ciddi olduğundan yarar zarar dengesi aşılama lehine değerlendirilmektedir.

Miyokardit aşı sonrası nadir görülen bir komplikasyon olarak bildirilmiş olup özellikle genç erkeklerde mRNA aşılarından sonra gözlenmiştir. Ancak aşıya bağlı miyokardit vakalarının büyük çoğunluğu hafif seyirli olup kendiliğinden düzelmektedir ve COVID-19 enfeksiyonuna bağlı miyokardit riskinden çok daha düşüktür. Antikoagülan tedavi alan hastalarda aşı enjeksiyonunun dikkatli yapılması ve bölgeye baskı uygulanması kanamayı önlemek açısından önemlidir.

Diğer Önemli Aşılar

Herpes zoster yani zona aşısı elli yaş üstü bireylere önerilmektedir ve kalp hastaları için kontrendike değildir. Zona enfeksiyonu şiddetli ağrıya neden olarak kardiyovasküler stresi artırabilir ve postherpetik nevralji yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Rekombinant zona aşısı canlı aşıya kıyasla daha yüksek etkinliğe sahiptir ve immünosüpresif bireylerde de kullanılabilir.

Tetanoz difteri ve boğmaca aşısı on yılda bir rapel dozu olarak tüm yetişkinlere önerilmektedir. Hepatit B aşısı kalp cerrahisi öncesinde veya hemodiyaliz hastalarında özellikle önemlidir. RSV aşısı altmış yaş üstü bireylerde ve kronik kalp hastalığı olanlarda solunum yolu enfeksiyonlarının ağır seyrini önlemede faydalı olabilir. Her aşı türü için bireysel risk değerlendirmesi yapılmalı ve kontrendikasyonlar dikkate alınmalıdır.

Özel Durumlar ve Kontrendikasyonlar

Akut dekompanse kalp yetmezliği, aktif miyokardit veya perikardit ve unstabil angina gibi akut kardiyovasküler durumlar sırasında aşılama genellikle ertelenir. Stabil duruma geçildikten sonra aşılama güvenle uygulanabilir. Kalp nakli hastaları immünosüpresif tedavi altında olduklarından canlı aşılardan kaçınmalı ancak inaktive aşıları mutlaka yaptırmalıdır çünkü enfeksiyon riski son derece yüksektir.

İmplante kardiyak cihazlar kalp pili veya defibrilatör aşılama için kontrendikasyon oluşturmaz. Enjeksiyonun cihaz tarafındaki koldan yapılmaması genel bir öneri olmakla birlikte zorunlu durumlarda aynı taraftan da uygulanabilir. Antikoagülan tedavi alan hastalarda subkutan enjeksiyon tekniği kullanılması ve enjeksiyon sonrası iki dakika baskı uygulanması önerilir. Kalp hastalığı olan bireylerin aşılama takvimlerinin kardiyologları tarafından düzenli olarak gözden geçirilmesi ve güncel tutulması enfeksiyonlara karşı optimal korunmanın sağlanmasında belirleyici bir adımdır.

Kalp hastalarının yılda en az bir kez kardiyologlarıyla birlikte aşılama durumlarını gözden geçirmesi, eksik veya zamanı gelen aşıların belirlenmesi ve mevsimsel planlama yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle influenza aşısının sonbahar aylarının başında yani Eylül veya Ekim aylarında yaptırılması grip sezonunun yoğunlaştığı kış dönemine hazırlıklı girilmesini sağlar. Benzer şekilde COVID-19 rapel dozlarının ve pnömokok aşısı hatırlatma dozlarının zamanlaması hastanın bireysel risk profili ve önceki aşılama geçmişi dikkate alınarak planlanmalıdır. Bu düzenli değerlendirme süreci kalp hastalarının enfeksiyonlara karşı bağışıklık düzeylerinin sürekli olarak yüksek tutulmasını ve kardiyovasküler komplikasyonların önlenmesini güvence altına almaktadır.